Şirketinizin geleceğini gören makina

Serkan Sevilgen February 19th, 2008

Yeni bir iş kurmak bir çok riski içerir. Bir defa zamanınızın, paranızın ve ümidinizin çok büyük bir kısmını geleceği belirsiz bir işe harcayacaksınız. Peki buna değer mi? Bu iş size umduğunuz başarıyı getirecek mi?

Bu soruların cevabı kafanızı çok meşgul ediyorsa iki genç adamın Silikon Vadisinde kurdukları şirket ilginizi çekebilir. Kirill Makharinsky (21) ve Bob Goodson (27) YouNoodle.com adlı siteleri aracılığıyla diğer startup‘ların geleceğini şimdiden görebileceklerini iddia ediyorlar. Startup Predictor dedikleri bir yapay zeka uygulamasıyla yatırımcıların en doğru işlere para yatırmalarını sağlayabileceklermiş.

YouNoodle is developing a model based on rigorous mathematical analysis of historical data to identify patterns in the founding teams of early-stage startups. Our A.I. will complement the irreplaceable human component of the investment process. www.younoodle.com

Fikir ilk başta çok olağanüstü gelse de işin kurtları pek de etkilenmişe benzemiyorlar. Risk sermayedarı ve blog yazarı Paul S. Kedrosky
“Eğer bu gerçekten işe yarayan bir fikirse önce kendilerinin yatırımcı bulabilmeleri gerektiğini” söyledi. Michael Arrington biraz daha acımasız davranarak “Younoodle kendi kaçınılmaz başarısızlığını tahmin edebilecek mi” diyerek eğer bu sistem gerçekten çalışıyorsa ve Younoodle girişimcileri kendi startupları üzerinde çalıştırdıklarında”başarısızlık” veriyorsa sistemin çalıştığına inanacağını söyledi.

Başa dönersek bu “makine”, eğer “çalışırsa” girişimcilerin işine yarayacak mı? Korkarım girişimciler gene tüm riskleri üstlenip başlamak zorundalar. Çünkü bu makinanın tahmin yapabilmesi için veriye ihtiyacı var. Ama yatırımcılar risk oranlarını düşürebilirler. Bu da daha az startup’a yatırım yapılması demek tabi.

Porno güç mü kaybediyor?

Serkan Sevilgen February 18th, 2008

Bu soruya verilecek ilk tepkiler herhalde “imkansız”, “hayır olamaz!” şeklinde olacaktır. İnternetin çıkışıyla müşterisine ulaşmak için muazzam bir kanala sahip olan Porno endüstrisi çok yol katetti. İnsanoğlunun tabiatı gereği (diyelim) mesela arama motorlarında en çok aranan terimler “soğukfüzyon” “nanoteknoloji” falan olmadı da “Paris Hilton video“, “Pamela Anderson video” gibi şeyler oldu. Hatta İnternetin sadece “yaramaz” işler için olduğunu düşünen çok kimse var.

Peki ne oldu da pornonun tahtının sallandığını iddia eden bir başlık attım? Herşeyden önce içiniz rahat olsun, porno endüstrisi büyük ihtimalle tarihin en eski iş kollarından biri olarak uzun süre yaşayacak. Ama enteresan şey şu, AOL arama sonuçları kategorileri sıralandığında porno üçüncü sıraya düşüyor. Birinci sırayı eğlence, ikinci sırayı alışveriş alıyor. Bu da İnternetteki büyümenin eğlence ve alışverişe çok yaradığını gösteriyor.

#Arama kategorileri ve oranlar
Entertainment 12.60%
Shopping 10.21%
Porn 7.19%
URL 6.78%
Research 6.77%
Misspellings 6.53%
Places 6.13%
Business 6.07%
Health 5.99%
News&Society 5.85%
Computing 5.38%
Orgs&Inst 4.46%
Home&Garden 3.82%
Autos 3.46%
Sports 3.30%
Travel 3.09%
Games 2.38%
Personal Fin 1.63%
Holidays 1.63%
Other 15.69%

Girişimcilik Haftası 22-29 Şubat 2008

Serkan Sevilgen February 18th, 2008

Tabii ilk sorunuz “nerede” olacak biliyorum ama bunun cevabını biraz dolambaçlı vermek istiyorum.

Klasik geyik konumuz “Neden Türkiye’den Google/Facebook/… çıkmıyor?” sorumuzun cevabıyla başlıktaki konu alakalı. Türkiye’den çıkmadığı gibi mesela Fransa’dan da çıkmıyor hatta Amerikanın çoğu yerinden de. (Türkiye dahil olmak üzere bir çok ülkede güzel işler yapılıyor tabii ama, ama o kadar) Peki nereden çıkıyor bu işler?

Asıl adı San Fransisco Körfez Bölgesi olup da hepimizin Silikon Vadisi olarak bildiği yerden. Peki dünyanın en zeki mühendisleri burada mı doğup büyüyor? Aslında tam da değil. Bir defa Amerikan kültürü girişimciliği özendiren ve ödüllendiren bir sistem (RUH). İkincisi girişimcilere yatırım yapmak için kurulmuş risk sermayesi şirketleri var(PARA). Üçüncüsü evet kendini bilgisayarlara adamış insanlarla dolu bir yer (İŞGÜCÜ). Ve en önemlisi Stanford Üniversitesi burada (BİLGİ). Şu an “Google-killer” ya da “the next big thing” olmak için uğraşan ekiplerde işi kod yazmak olmayan Stanford öğrencileri var. Bunlar “iş” tarafını toparlayıp parlak bir fikri yatırımcıların para yatırabileceği hale getiriyorlar.

İlk sorumuza dönersek Girişimcilik Haftası 22-29 Şubat 2008 tarihleri arasında Stanford Üniversitesinde yapılıyor. Gitme fırsatınız varsa zaten kaçırmayacaksınızdır. Belki oralarda yaşayan bir tanıdığınızı ikna edersiniz. Nasıl olsa bütün etkinlikler ücretsiz.:)

http://eweek.stanford.edu/2008/calendar_long.html

Amerikan Başkan aday adayları ne kadar açık?

Serkan Sevilgen February 17th, 2008

Biz Türklerin Amerika’yla bir “aşk-nefret” ilişkisi vardır. Amerika’nın tüm dünyayı yönetirken bizi de yönetmesine öfkeleniriz, bor madenlerinden petrole, ekonomik durumdan, politik meselelere her konuda başarısızlıklarımızı Amerika’ya bağlarız. Bir yandan askeri alımlarımızın büyük kısmını Amerika’dan yaparız, Amerikalıların bulduğu geliştirdiği, tükettiği herşeyin peşine düşeriz.

Amerika’da yakın bir zamanda seçim var ve aday adayları ön seçimlerle hem kendi güçlerini gösteriyor hem de popülaritelerini arttırmaya çalışıyorlar. Bir çok konuda görüşlerini en baştan açıklayıp oylarını arttırmaya çalışıyorlar.

William Hurley blog‘unda değişik bir anket başlattı. Hangi aday “açık kaynak” için en iyisi? Açık kaynak meselesi bir takım bedavacıların ya da bilgisayar farelerinin işi olmaktan çok zaman önce çıktı ve IT endüstrisinde önemli meblağlara ulaşan bir ekonomiye sahip. Hurley’in deyişiyle acaba herhangi bir aday “açık” ve “kaynak” kelimelerini aynı cümlede duydu mu?

Bu enteresan oylamanın sonuçlarını buradan takip edebilir hatta oy verebilirsiniz.

HD-DVD tarih oluyor

Serkan Sevilgen February 16th, 2008


Toshiba ile Sony arasındaki kanlı DVD format savaşını Sony Blue-Ray ile kazandı. Henüz resmi açıklama gelmese de Toshiba’nın tüm faaliyetlerini durduracağı ve pazarı Sony’ye teslim edeceği konuşuluyor.