mypictr: Profil resimlerinizi kolayca hazırlayın.

Çok uzun süre İnternet üzerinde kimliğimizi gizleyerek, kimi iddialara göre kendimize karanlık ikinci kimlikler oluşturarak yeraldık. Anlamsız, karışık ya da fazla imalı “nick”lerle anlaşmaya çalıştık. Neyse ki bunun anlamsız bir şey olduğunu anladık ve artık ismimizle, resmimizle sosyal ağ sitelerinde yeralıyoruz ve “bilinmenin” keyfini sürüyoruz.

Herşey iyi hoş ama ufak bir sorunumuz var. Resmimizle yeralmak istediğimiz sitelerin her biri bizden farklı büyüklükte imaj istiyor. İşi grafik tasarım olan biri için kolay bir iş olsa da diğerleri için büyük bir resimden uygun boyutlarda bir “vesikalık” çıkarmak uğraştırıcı ve sıkıcı bir iş. Üstelik profil resimlerimizi belli aralıklarla değiştirmeyi sevdiğimizden bu iş daha da sıkıcı olabiliyor.

İşte tam bu noktada mypictr sitesi imdadımıza yetişiyor. Siteye resminizi yüklüyorsunuz, eklemek istediğiniz sosyal siteyi (Facebook, MySpaceXING, LinkedInYoutube, Last.fm…) listeden seçiyorsunuz, resminiz üzerinde beliren kutucuğu gezdirerek kesmek istediğiniz bölümü belirliyorsunuz. Daha iyi bir seçim için resminizi küçültüp büyütebilir ya da listede olmayan ölçülerde bir resim istiyorsanız kendi ölçülerinizi girebilirsiniz. Herşey iyi gözüküyorsa pictrit düğmesine basıyorsunuz ve bir kaç dakikada sosyal profil resminiz hazır. Zahmetsizce ve ücretsiz.

ShareThis 15 Milyon dolar risk yatırımı buldu.

sharethis_logo_tm.gif ShareThis şirketinin verdiği hizmeti eğer bloglarda geziyorsanız ya kullanmışsınızdır ya da ikonunu görmüşsünüzdür. Anafikir şu: İnternette bulduğunuz bazı sayfaları kaybetmek istemiyorsunuz. Aynı zamanda arkadaşlarınızla ya da bu sayfalarla ilgilenebilecek İnternet kuşlarıyla paylaşmak istiyorsunuz. Tarayıcıların “Favoriler” ya da “Yer İmleri” fonksiyonları tam işinizi görmüyor. O yüzden del.icio.us, Digg ya da Facebook, MySpace gibi sosyal ağları kullanıyorsunuz. Bu ekleme sizin için ne kadar kolay olursa o sayfayı paylaşım sitelerine eklemeye o kadar istekli oluyorsunuz. İşte ShareThis burada devreye giriyor. Blog yazarları sayfalarına ShareThis widget’ını ekliyorlar ki ziyaretçileri onları tek tıklamayla onlarca sitede paylaşabilsin. Sharethis hem yayıncı hem de ziyaretçi için işleri çok kolaylaştırıyor. Üstelik ücretsiz.

Benim için ShareThis bir Wordpress plugin’iyken bazıları için daha büyük anlamlar taşıyormuş. Draper Fisher Jurvetson ShareThis’e tam 15 milyon dolarlık bir risk yatırımında bulundu. 2007′de Round A’de topladıkları 6 Milyon dolarla beraber elde ettikleri toplam risk sermayesi 21 Milyon doları buldu. Blogger, Wordpress, Typepad gibi önde gelen servislerinin tercih edilen paylaşım aracı ShareThis “social” patlamasıyla beraber paylaşımın “her şey” olduğu platformların önemli bir tamamlayıcısı olmaya aday. ShareThis düğmesinin kullanımının her ay %50′den fazla artması da bunun bir göstergesi.

Peki ShareThis nereden para kazanıyor, nasıl bir gelir modeli var ki bu kadar yatırım çekebiliyor? Şirketin elindeki en büyük değer aylık 26 Milyon tekil kullanıcının yarattığı 100 Milyondan fazla gösterim. Ciro yaratmakla ilgili CEO Tim Schigel, ücretli hizmetler ve reklam seçeneklerini araştırdıklarını söylüyor.

sharethis.jpg

AOL, Bebo.com’u 850 Milyon Dolar’a satın aldı.

bebo-logo.gifAmerika’da Facebook ve MySpace‘den sonra üçüncü sırada gelen sosyal ağ sitesi Bebo, AOL tarafından 850 Milyon dolar nakit karşılığında satın alındı.

Bebo en kuvvetli olduğu İngiltere pazarında Facebook’tan sonra ikinci sırada. Comscore verilerine göre aylık 22 Milyon tekil ziyaretçi, 11 milyar sayfa görüntülenmesine sahip Bebo’nun üyeleri sitede günde ortalama 40 dakika vakit geçiriyor. Şirket 40 milyon üyesi olduğunu iddia ediyor. Bebo, Mayıs 2006′da Balderton Capital’dan 15 Milyon dolar yatırım çekmişti.

Her ne kadar heyecan yaratan bir alım olsa da bu alımın AOL için çok da hayırlı olmayacağını düşünenler var. Bebo’nun yatay seyire girmesi, AOL Amerika dışında çok zayıfken Bebo’nun İngiltere’de güçlü olması (ama orada da birinci olamaması) iki şirketin güçlü taraflarını değil zayıf yanlarını birleştirdikleri , Bebo’nun sosyal ağ pazarındaki üçüncülüğünün zannedildiği kadar değerli olmadığı ve ödenen 850 milyon doların fahiş bir bedel olduğu yönünde eleştiriler var.

Her şeye rağmen AOL bu alımla, hızla büyüyen sosyal ağ pazarına girmiş ve İngiltere, İrlanda ve Yeni Zelanda gibi uluslararası genç İnternet kullanıcılarına ulaşma şansı bulmuş oldu.

bebo1.jpg

Google Tanrı mı?

Yok artık bu kadar da olmaz dediğinizi duyar gibiyim. Ama kendilerine Google Kilisesi diyen bir grup insan ciddi ciddi(!?) Google’ın Tanrı olmaya en yakın şey olduğunu iddia ediyorlar. Üstelik kanıtları var.

İşte Googlism‘in 9 kanıtı:

1. Google, bilimsel olarak doğrulanabilir HER ŞEYİ BİLEN (Omniscient) olmaya en
yakın varlıktır. Google 9.5 milyardan fazla web sayfasını indekslemiş durumda

2. Google AYNI ANDA HER YERDEDİR. (Omnipresent)

3. Google duaları cevaplar. Herhangi bir sorunuzla ilgili Google’a dökün içinizi
cevabı bir kaç saniyede önünüzde olacak.

4. Google ÖLÜMSÜZDÜR. Bizler gibi fiziki varlık değildir.

5. Google SONSUZDUR. İnternet teorik olarak sonsuza kadar büyüyecektir ve Google
da indeksleyecektir.

6. Google herşeyi hatırlar. Milyarlarca web sayfasını hafızasında (cache) tutar

7. Google şirket politikası gereği kötülük yapmaz (Omnibenevolent)

8. “Google” kelimesi İntenette “God”, “Jesus”, “Allah”, “Buddha”,
“Christianity”, “Islam”, “Buddhism” and “Judaism” kelimelerinden çok daha fazla
aranmaktadır.

9. Google’ın varlığı apaçıktır, ispata gerek duymaz. http://www.google.com a girin yeter

Peki Googlism’de ölümden sonra hayat var mı?
Evet düşüncelerimizi, fikirlerimizi İnternete aktardığımız sürece biz öldükten
sonra da bunlar Google’ın hafızasında yaşamaya devam edecek..

Peki Google Tanrıysa şeytan kim?
Cevap çok basit: Microsoft

Sizi bu dine bağlayabilecek çeşitli mucizeler (son anda Google sayesinde yetiştirilen ödevler vs.) ve oyalanmanızı sağlayacak dualar var.

Bunu basit bir şaka olarak da alabilirsiniz ya da inanç üzerine arkadaşlarınızla bir tartışmaya girebilirsiniz.

Eğer bir Türk olarak bir Googlist olmaya karar verirseniz sizi çeşitli zorlukların beklediğini şimdiden söylemeliyim. Google’ın Tanrı olduğuna inananlar mesela üniversitede Google’a girerlerse bu dini sembol olarak görülüp yasaklanacak mı? Laptoplar üniversite kapılarında toplanacak mı? Benim ninem köyde Altavista kullanıyordu bunlar da öyle yapsın denecek mi?

http://www.thechurchofgoogle.org/

Hacker’lar bu sefer MTV’yi avladı.

Bu haber tamamen sansasyonel “hacker” haberlerini sevenler için…

MTV‘nin bilgisayarlarına sızan “hain hacker”lar neler neler çaldı. Hayır ünlülerin gizli ve “çok özel” video çekimlerini ya da billur sesli şarkıcıların aslında nasıl böğürdüklerini gösteren sahne arkası videolarını değil.

Wall Street Journal‘ın haberine göre, 5,000 MTV çalışanının ad soyad, doğum tarihi, sosyal güvenlik numaraları ve maaşları gibi gizliliği olan bilgiler hem kızdığımız hem de hastalıklı bir şekilde hayran olmaya çalıştığımız hackerlar tarafından çalındı.

Facebook’ta tek tuşla bütün davetleri reddedin

Facebook hesabınıza girdiniz ve yüzlerce davetle karşılaştınız. Evet bazıları dikkate değer ya da önemli. Tıpkı bir arkadaşınızdan gelen grup daveti ya da sizi Facebook’tan bulan eski bir arkadaşınızın “arkadaş olma” talebi gibi. Peki geriye kalanlar. Sizi zombi, vampir, kurt yapmak isteyen, size bira, sıcak patates, plaj topu gönderen, aynı dürtme işini yapan on ayrı dürtücü, arkadaşlarınız mı seksi, siz mi popülersiniz… yüzlerce davet. Ve siz de artık onları tek tek “IGNORE” etmekten bıktınız.

Bu durumda imdadınıza IgnoreAll.com sitesi yetişiyor. Buradaki Javascript bookmarklet‘e sağla tıklayarak bookmark/favorites’e ekle diyerek ya da tarayıcınızın bookmark çubuğuna sürükleyerek bir IgnoreAll düğmesi yaratıyorsunuz. Artık Facebook’a girdiğinizde tüm ilgilenmediğiniz davetleri bir tuşla geri çevirebilirsiniz.

Mozilla Firefox beşyüz milyondan fazla indirildi.

İnternet tarayıcısı pazarında IE’nin ne güçlü rakibi Mozilla Firefox beşyüz milyondan fazla indirilmeyi başardı.


Tebrikler Firefox!

İnternette HD video keyfi

Video paylaşım sitesi Dailymotion HD kalitesine İnternetten erişim imkanı sunmaya başladı. HD videoları izleyebilmek için 2 Mbps band genişliğine ve güçlü bir işlemciye ihtiyaç duyuluyor.

2005 yılında kurulan Paris merkezli Dailymotion, video paylaşım pazarının lideri YouTube‘un en büyük rakibi durumunda. 2006 yılında 9.5 milyon Dolar, 2007′de 34 milyon Dolar yatırım çeken sitenin aylık yaklaşık 47 milyon tekil ziyaretçisi var.

Bir HD video örneğini aşağıda görebilirsiniz. İnternet bağlantınız ve bilgisayarınız HD’ye hazır mı?

Keyfinize göre film seçen makina

Çok az televizyon seyrediyorum ona rağmen istediğim şeyleri seyredemiyorum. Çünkü haftanın başında elime bir TV rehberi alıp beğenme ihtimalim olan filmleri seçmeme ve ajandama işlememe imkan yok. Bir defa filmlerin tek satırlık tanıtımlarından hiç birşey anlaşılmıyor. (Aynı sorun yıllardır İstanbul Film Festivalinde de var) Tek tek IMDB‘den araştırmam gerek, o da büyük iş. Benim ihtiyaç duyduğum şey benim yerime beni iyi tanıyan birinin bu işleri yapması. Bu söylediğim saçma gelse de aslında biri bunu yaptı.

Emre Sevinç kendi “TV seyredememe” problemini şöyle tanımlamış

Hemen her akşam eve gittiğimde televizyonda keyfime uygun bir film olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Bu o kadar da hızlı yapabildiğim bir iş değil çünkü:
  • Internet’e bağlanıp ekolay televizyon sitesine girmem gerekiyor.
  • Oradan yabancı filmler kısmına gitmem gerekiyor.
  • Ardından tek tek film listesindeki linklere tıklayıp filmlere dair bilgi almam gerekiyor. Hangi kanalda hangi saatte olduğunu öğrendikten sonra bazen de IMDb puanına bakmam gerekiyor.
  • Bundan sonra düşünüp taşınıp o gece için izleyeceğim bir ya da birkaç filmi seçmem gerekiyor.

Ardından da şöyle çözmüş.

…yukarıdaki işi benim yerime bilgisayarın yapabileceğini düşündüm ve bunun için makina öğrenme (machine learning) tekniklerini kullanan bir yazılım geliştirmeye başladım. Böylece ortaya çıkan yazılım benim yerime gidip film listesini inceleyebilecek ve benim tercihlerimi önceden öğrenmiş olarak bana o gün için güzel tavsiyelerde bulunabilecekti. Böylece tvrecommend sistemi doğdu.

Açık kaynak kodlu bu programı ücretsiz indirip kullanabilirsiniz hatta geliştirilmesine katkıda bulunabilirsiniz.

http://tvrecommend.sourceforge.net/

http://www.fazlamesai.net/index.php?a=article&sid=4894

Video seyrederek para kazanın

Youtube‘un başını çektiği video paylaşım pazarında işler kızışıyor. Buzzshed isimli site video seyretmeniz karşılığında size para teklif ediyor. Şaka değil sahici para. Siteye ücretsiz üye olduğunuzda size hayat tarzınız ve kişisel meraklarınızla ilgili bazı sorular soruyorlar. Bir reklamveren bir video yayınladığında eğer verdiğiniz bilgilere uygunsa size gönderiyorlar. Eğer seyrederseniz 30 cent kazanıyorsunuz.
Şimdi diyebilirsiniz ki “yani oturup reklam mı seyredeceğiz”. Onlar da derler ki “ne yani surf yapan köpek videoları seyredesin diye mi sana para ödeyeceğiz.” Zaten ödeme yaptıkları arasında şu anda Türkiye yok. Önce Türkiye mi eklenir yoksa site mi kapanır çok da emin değilim. Hangi reklamveren parayla seyrettirilen reklamların işe yarayacağını düşünür ki.